Çocukların gizemli dünyası: Duygular

'.$row[0]['img_alt'].'

Çocuklar çok küçük aylardan itibaren çevresindeki insanlara karşı duygularını belli eder ve duyguları doğrultusunda tepki verirler. Aynı zamanda çevresindekilerinin duygu tepkilerini de algılar ve hissederler.

Bu sezme ve hissetme sürecinin bilişsel düzeyde bir farkındalığa dönüşmesi ve zaman içinde de duygularını yönetme becerilerine dönüşmesi gerekir. Bu aşamalarda, çocukların anne-babalarının desteğine ihtiyacı vardır. Anne-babalar, özellikle çocuklarının yaşadıkları duygulara karşı duyarlılık göstermeli ve bu duyguları tanıyarak anlamlandırmaları için onlara destek olmaları gerekir.

Çocukların duygusal gelişimi ile ilgili genel olarak aşağıdaki aşamalardan söz etmek mümkündür:

- Duyguları hissetmek ve duyguları ile tepki vermek

- Duygularını tanımak ve tanımlamak

- Duygularını sözel ve bedensel olarak ifade ederek ortaya koymak

- Başkalarının duyguları ile empati kurmak

- Kendi duygularını yönetmek

Çocuğuna anlamlı destekler sunan anne-babalar, onların birçok açıdan gelişimlerine büyük katkı sağlamış olurlar. Bu katkılardan bazıları şunlardır:

- Çocuğun kendi duygularını daha kolay anlamışını sağlayarak rahatlamasını sağlamış olurlar.

- Abartılı ve olumsuz duyguları ile baş etmelerini kolaylaştırmış olurlar.

- Hissettiklerinin doğal olduğunu ve hissettiklerinden dolayı suçluluk ve utanç hissetmelerine gerek olmadığını fark ettirmiş olurlar.

- Duygularını ifade etmenin ve ortaya koymanın doğal olduğunu kabul etmelerini sağlamış olurlar.

Bu sürecin bütün aşamalarında anne-babalar çocuklarının gelişimlerine aşağıdaki tutum ve davranışları sergileyerek katkıda bulunabilirler:

- Evde duygusal açıdan olumlu ve geliştirici bir ortam sağlayarak

- Başkalarıyla ilişkilerinde verdiği duygu tepkilerini geliştirerek

- Çocuğuna rol model olarak

- Çocuğu ile yaşadıkları ve hissettikleri hakkında zaman zaman paylaşımda sohbet ederek

- Çocuğun duyguları ile empati kurarak

- Çocuğun duygularını ifade etmesine ortam sağlayarak

- Çocuğun duygularını sözel olarak tanımlayarak

- Çocuğun ortaya koyduğu duygusal tepkileri yargılamadan, eleştirmeden, kabul edici bir dille dinleyerek

Anne-babaların, çocuklarının duygusal gelişimine katkıda bulunabilmeleri açısından bir kaç örnek vermek gerekirse;

Örnek 1:

Çocukların öfke, mutsuzluk gibi duyguları günlük hayatın bir parçası olarak görürlerse bu duygularla baş etmeleri daha kolay olabilir. Buna bağlı olarak, çocuk bir şeye öfkelendiğinde “çok kızdım” diyebilir, hatta ağlayarak tepki verebilir. Bu durumda, çocuğun duygularını bastırmaya çalışmamak gerekir. Ona, “Çok kızdın.” Diyerek geribildirim vermek anlaşıldığı duygusunu yaşamasını sağlayacaktır.

Örnek 2:

Küçük yaştaki çocuklara, mutlu, üzgün, kızgın, korkmuş gibi temel duygular öğretilebilir, daha büyük yaş çocuklara ise endişeli, hayal kırıklığına uğramış, heyecanlı gibi daha detay içeren duygu ifadeleri öğretilebilir. Çocuklara bu duyguları hissettikleri anları anımsayarak çizmeleri veya anlatmaları istenebilir.

Örnek 3:

Anne-baba olarak çocuklarınıza duygu ifadelerini kullanmada örnek olabilirsiniz. Örneğin, kardeşiyle oyuncağını paylaşmayan çocuğa; “Kardeşinle oyuncağını paylaşmaman onu biraz üzmüş olabilir” diyebilirsiniz.  Gün içerisinde yaşadığınız olumsuz durumları “Bugün iş yerinde müşterilerimden biri bana kaba davrandı ve bu beni kızdırdı.” gibi kendi duygularınızı yansıtan cümleler ile aktarmanız, çocuğunuzun empati yeteneğini de artıracaktır.

Ebeveynlerin çocuklarına duygularını tanıma ve tanımlama konusunda destek verebilmelerinde en kritik noktalardan biri, öncelikle kendi duygularının farkında olmaları ve bu duyguları tanımlayabilme becerisine sahip olmalarıdır. Kendi duyguları ile ilişki içinde olmayan ebeveynlerin, başkalarının ve doğal olarak çocuklarının duygularını anlaması ve bu noktada onlara destek olmaları da mümkün değildir. Unutmamak gerekir ki, çocuklar anne-babalarını örnek alırlar ve onların duygusal tepkilerini belirli ölçülerde kopyalarlar. Bu nedenle, ebeveynlerin kendi duyguları ile farkındalık düzeylerini artırmaları son derece önemlidir.

Etkinlik Önerisi : Duygu Taklidi

Duygularımızdan birini seçiyoruz.

Örneğin; Şimdi seninle “üzüntü” duygusunu taklit edeceğiz.

İnsanlar neler olduğunda üzülürler?

Seni üzen şeyler nelerdir?

İlk önce yüz ifademizle nasıl ifade edeceğimizden başlayalım …

(Birbirinizin yüzüne bakıp nasıl üzüldüğünüzü jest ve mimiklerinizle gösterin)

Şimdi el işaretleri ile gösterelim …

Son olarak tüm bedenimizi kullanarak ifade etmeye çalışalım…

Duygu ifadelerini çocuğunuzla birlikte birkaç kere tekrarlayabilirsiniz. Bu şekilde, çocuklar hem duyguları tanıma hem de duygularını ifade etme becerisi kazanmış olurlar.

Psikolog Gözde Duran / YAPA Dragos Anaokulu Rehberlik Birimi


Blog

Navigasyon

Sosyal Medya