Okula alışma dönemine dikkat!

'.$row[0]['img_alt'].'

Bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi yani ilk ergenlik olarak görülen 2 yaş dönemi gelişimsel olarak oldukça kritik dönemlerden biridir. Bu dönemde belirgin olarak görülen en önemli değişiklik çocukların ihtiyaç duyduğu sosyal etkileşimdir. Modern çağın getirdiği koşullara bakıldığında ailenin, çocuğun duyduğu bu sosyal ihtiyaçları karşılamalarını tek başlarına gerçekleştirmekte zorlandıkları görülmektedir. Çocuk, kendi akranlarıyla birlikte vakit geçireceği sosyal bir ortama ihtiyaç duymaktadır. Fakat bu ortama giriş çocuk için bir anda gerçekleşebilecek bir şey değildir. Bir alışma süreci gerekmektedir. Bu süreç, çocuğun evden sosyal bir ortama geçtiği ilk geçiş dönemi olduğundan doğru yönetilmesi çok önemlidir.

Çocuğun ihtiyaç duyduğu süreyi kendisine tanımak ve sürecin planlamasını bu doğrultuda yapmak gerekmektedir. Çocuğu bu süreçte destekleyebilmek ve yardımcı olabilmek için, bizler hem çocuğun gözünden bakabilmeli hem de çocuğun ihtiyaçlarını fark edip bu anlamda kendisine yardımcı olmalıyız.

Alışma dönemi boyunca çocuğunuz okula güvendiği bir yetişkinle birlikte gelir. Buradaki amacımız; çocuğun yeni bir ortama girmesinden kaynaklı olan tedirginliğini yatıştırmak ve kendisini güvende hissetmesini sağlamaktır. Çünkü kendisini güvende hisseden çocuk mekânla ve çevresindeki kişilerle ilişki kurmaya, öğrenmeye ve araştırmaya hazırdır.

Alışma döneminde okulun günlük rutininde gerçekleşen süreçten bağımsız olarak öğretmenle vakit geçiren çocuk mekânı keşfeder, yapılabilecekleriyle ilgili çevresini gözlemler ve böylece öğretmeniyle arasında yavaş yavaş bir ilişki kurmaya başlar. Alışma döneminde adımlar; çocuğun öğretmenine güvenmesi, daha sonra mekâna, küçük gruba ve son olarak ise sınıf ortamına güvenmesi ve ilişki kurması şeklinde ilerlemektedir.

Çocukla birlikte okula gelen veli çocuğu okulda bekler. Çocuğa ise ihtiyaç duyduğunda kendisini bekleyen yetişkini görebileceği açıklaması yapılır. Çocuk görmek istediği anlarda öğretmeniyle birlikte velinin yanına gelebilmektedir.Alışma döneminde çocuğun okulda kaldığı süre kısa tutulmaktadır. Bu süre gün ve gün çocuğun sosyal hazır bulunuşluğuna bağlı olarak uzatılır ve sürecin devamı planlanır. Çocuğun en keyif aldığı anda okuldaki süresinin bittiği söylenir. Böylece çocuğun ertesi güne istekli ve heyecanla gelmesi sağlanmaktadır. Çocuğun öğretmenine karşı duyduğu güven ilişkisinin kurulması sonrasında artık yetişkinin okulda beklemesine gerek kalmaz. Böylece alışma süreci tamamlanmış olur.

Alışma dönemi boyunca çocuğun göstereceği bazı tepkiler olacaktır. Bu tepkilerin gelişimsel açıdan normal ve sağlıklı olduğu gözden kaçmamalı ve çocuğun okula verilme kararının çocuğun iyiliği için çocuk adına verildiği unutulmamalıdır. Bu sebepten ebeveynlerin aldıkları kararın arkasında durmaları ve tutumlarının devam ettirmeleri çocuğun okula adapte olmasını desteklemekte ve durumun kolay atlatılabilmesini sağlamaktadır. Çünkü çocuk, çevresinde olanları anlamaya çalışırken ebeveynleri tarafından sözel olarak ifade edilmeyen duygu durumlarının da farkına varabilmektedir. Ailenin duyacağı tedirginlik ya da “yanlış mı yapıyorum?” “okula başlamak için erken mi davrandım?” gibi sorgulamalardan dolayı duyduğu hissi algılayan çocuk bu duyguyu emerek kendisi de bu duygulanım içine girebilmektedir.

Alışma döneminin süresi çocuktan çocuğa, ailenin kültürel yaşantısından çocuğun aileyle olan etkileşimlerine bağlı olarak farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Çocuğun bütün benliğiyle mekâna ve kişilere güvenmesi, kendini oraya ait hissetmesi zaman alacaktır. Adaptasyon sürecini tamamladı ve hatta bizler çocuk için tam alıştı dediğimiz anlarda sürecin sekteye uğraması ve birden geri dönüşlerin yaşanabileceği de gözden kaçmamalıdır. Bu anlamda önemli olan tutum ve kararlı duruşun devamlılığı ve çocuğun bu tepkisini niçin verdiğini, esas ihtiyacının ne olduğunu anlamamızdır.

Okulun ilk günü çocuklar ve de veliler için telaşlı geçebilmektedir. Okula iyi bir başlangıç yapabilmek için velilerimizin okulla işbirliği içinde çalışmalarını bekliyoruz. Tecrübelerimize dayanarak, çocuklarımızın okula daha rahat uyum sağlayabilmeleri için, okuldaki sorumluluğu en kısa sürede sınıf öğretmenlerinin almasının en iyisi olacağını düşünüyoruz.

Referanslar

Bee, H., & Boyd, D. (2009). Çocuk Gelişim Psikolojisi (1. Baskı). Kaknüs Psikoloji

M. Burger, J. (2006). Kişilik (1. Baskı). Kaknüs Psikoloji

Trawick-Swith, J. (2013). Erken Çocukluk Döneminde Gelişim-Çok Kültürlü Bir Bakış Açısı (5. Baskı.) Nobel Akademik Yayıncılık ve Eğitim Danışmanlık.


Bahar TEMİZER / Psikolog (YAPA Dragos Anaokulu)


Blog

Navigasyon

Sosyal Medya